Yazar: Kimyet DOĞAN
Yarın 23 Nisan… Normalde sokakların çocuk sesleriyle çınlaması, kalemimin en coşkulu cümleleri kağıda dökmesi gerekirdi. Ancak bugün içimde ne o neşe var ne de dilimde o kutlu kelimeler. Yüreğimde Maraş’ın feryadı, Urfa’nın dinmeyen sancısı varken; ocağına ateş düşmüş anaları, evladını yitirmiş babaları düşünürken, “Bayram” demek ne mümkün?
Biz o topraklarda sadece binaları değil, geleceğimizi, hayallerimizi ve en acısı da masum yavrularımızı toprağa verdik. Gencecik zihinleri aydınlatan hocalarımızı, yarınların umudu çocuklarımızı birer birer sonsuzluğa uğurladık. Onların vefatıyla bizim de bir yanımız hep eksik, hep yarım kaldı.
Gazetecilik vicdanın sesidir. Görmezden gelip hiçbir şey olmamış gibi kutlamalara katılmak, bu kalbin harcı değil. Bugün bu köşede süslü kelimeler, kutlama mesajları yok. Bugün burada sadece yas var, sükut var ve yitirdiğimiz canlara duyulan sonsuz özlem var.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu bayramı çocuklara armağan ederken, onların huzur ve güven içinde büyüyeceği bir vatan hayal etmişti. Bizim bugün o çocuklara olan borcumuz, sadece bayram kutlamak değil; bir daha böyle acıların yaşanmadığı, güvenli yarınları onlara borç bildiğimizi göstermektir.
Vefat eden hocalarımıza, nur yüzlü yavrularımıza Allah’tan rahmet; kederli ailelerimize ve milletimize sabırlar diliyorum. Bizim gerçek bayramımız, çocuklarımızın acıyla değil, sadece sevinçle anıldığı gün gelecektir.
Ruhları şad olsun.






