Bayram yaklaşıyor…
Ama emeklinin yüzünde bayram sevinci yok.
Yıllardır gelenek haline gelen bayram ikramiyesi bu yıl da artmadı. Gerekçe hazır: “Etrafta savaş var.”
Peki emeklinin verdiği geçim savaşı ne olacak?
Markette fiyatlar her gün değişirken, kiralar uçmuşken, faturalar katlanmışken emekli neyle nefes alacak?
Ekonomide tasarruf denildiğinde ilk akla gelen hep dar gelirli oluyor. Fedakârlık istenirken adres hep emekli gösteriliyor. Oysa emekli bu ülkenin yükünü yıllarca omuzlamış, vergisini vermiş, primini yatırmış insanlardan oluşuyor.
Bayram ikramiyesi bir lütuf değil; sosyal devlet anlayışının gereğidir. Emekli lüks istemiyor, refah istemiyor… Sadece insanca yaşamak istiyor.
Savaş, kriz, küresel dalgalanma… Bahane çok.
Ama çözüm üretme iradesi nerede?
Unutulmamalıdır ki bir ülkede emekli mutlu değilse, o toplum huzurlu değildir. Bayramı bayram yapan sofradaki bereket, evdeki huzur ve gönüldeki rahatlıktır.
Emeklinin sesine kulak vermek artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Kalın sağlıcakla.
Medyaaktif Gazetesi – Köşe Yazısı
Kimyet Doğan





