Bazı suskunluklar vardır; gürültüden daha yüksek ses çıkarır.
Ama duymak isteyene…

Çünkü bazıları için gerçek, gerçekten ibaret değildir.
İşine gelen doğru, en makbul doğrudur.
Görmek istemeyen için hakikat, gözünün önünde dursa da görünmez.

Gazetecilik zor zanaat.
Hele ki yerelde…

Aynı sokakta yürüdüğün insanı yazarsın.
Aynı çay ocağında oturduğun esnafı…
Aynı mahallede selamlaştığın yöneticiyi…

Çalışanı da yazarsın, çalışmayanı da.
Emek vereni de gösterirsin, koltukta oturanı da.

Sonra başlar fısıltılar:
“Neden bunu yazdın?”
“Bunu da görmezden gelseydin…”
“Şimdi sırası mıydı?”

Oysa mesele yazmak değil.
Mesele anlamak.

Kalem güçlüdür derler…
Evet, güçlüdür.

Bir manşet gündem değiştirir.
Bir cümle, bir algıyı yıkar.
Bir soru, yıllardır örtülen bir gerçeği açığa çıkarır.

Ama vicdan kapalıysa,
en yüksek manşet bile yankı yapmaz.

Yerel basın, büyük şehirlerin parıltılı ekranlarına benzemez.
Burada herkes birbirini tanır.
Yanlış yazarsan yüzüne bakamazsın.
Doğru yazarsan da bazı yüzler sana bakmaz.

İşte tam da bu yüzden zor.
Ama bir o kadar da kıymetli.

Çünkü yerelde yazılan her satır,
bir mahallenin, bir esnafın, bir çalışanın sesi olur.
Bazen bir haksızlığın karşısında tek cümlelik bir duruş olur.

Yine de suskunluk var diyorsanız…
Belki de mesele kalemin sesi değil,
duymak istemeyen kulaklardır.

Yine de yazmaya devam.

Çünkü bir kişi bile anlayacaksa,
bir kişi bile “Doğru bu” diyecekse,
o yazı boşa gitmez.

Kalem susarsa,
gerçek karanlıkta kalır.

Ve biz biliriz ki;
karanlığı dağıtan şey,
tek bir cümleyle başlayan ışıktır.

Medyaaktif Gazetesi Köşe Yazarı Kimyet Doğan

Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir