Bugün 24 Temmuz… Takvimler Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı gösteriyor. Ya da en azından kâğıt üzerinde, protokol konuşmalarında ve süslü kutlama mesajlarında adı öyle geçiyor: Basın Emekçileri Günü.
Peki, hani nerede o kutlamalar? Hani kimler hatırlıyor, kimler arıyor?
Yine kocaman bir yok!
Her fırsatta “basın toplumun aynasıdır”, “gazeteciler halkın sesidir” nutukları atanlar, sıra bu mesleğin çilesini çeken, gece gündüz demeden sahada olan emekçilere gelince birden sessizliğe gömülüyor. Verilen emeklerin, dökülen alın terlerinin bir kalemde unutulduğunu görmek insanı derinden yaralıyor. Hani derler ya, gerçekten de “emekler boşa” duygusu kaplıyor içimizi.
Ama her şeye rağmen; matbaa kokusunu içine çekmiş, zor şartlar altında haber peşinde koşmuş, tehditlere ve baskılara boyun eğmemiş o gerçek gazeteciler var ya… İşte onlar bu mesleğin onurudur.
Günübirlik rüzgâra göre yön değiştirmeyen, çıkar ilişkilerine teslim olmayan, kalemini her zaman doğrudan ve haklıdan taraf kullanan tüm basın emekçilerimizin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun!
Hatırlayanınız az, unutanınız çok olsa da doğrunun yanında duran o cesur kalemler asla susmayacak.






