Gaziantep büyüyor diyoruz.
Sanayi uçuyor diyoruz.
“Dünya kenti” diyoruz.

Peki soruyorum:
Dünya kentlerinde yollar böyle mi olur?

Bu şehirde asfalt yok, yama var.
Plan yok, gelişigüzellik var.
Denetim yok, umursamazlık var.

Şahinbey’den Şehitkamil’e kadar tablo aynı: Kazılmış, bırakılmış, tekrar kazılmış, üstü alelacele kapatılmış yollar… Bir kurum geliyor kazıyor, gidiyor. Arkasından bir başkası gelip aynı noktayı tekrar parçalıyor. Bunun adı hizmet değil; açıkça plansızlık ve kamu kaynağının israfıdır.

Bu asfalt halkın vergisiyle dökülmüyor mu?
Bu çukurların bedelini vatandaş ödemiyor mu?

Vatandaş Sanayiye Çalışıyor

Gaziantep’te direksiyon başına geçen herkes aynı korkuyu yaşıyor.
“Acaba bugün hangi çukura düşeceğim?”

Patlayan amortisörler, eğilen jantlar, bozulan rot ayarları…
Sanayi siteleri dolu. Masraflar 8-10 bin liradan başlıyor.
Bu yükün sorumlusu kim?

“Yapıyoruz” demekle olmuyor.
Kalıcı asfalt nerede?
Neden ilk yağmurda yollar dağılıyor?
Yapılan iş neden birkaç ay sonra yeniden kazılıyor?

Açık Sorular, Net Cevap Bekliyoruz

  • Kazı yapan firmalar neden sıkı denetlenmiyor?
  • İş bitiminde neden sağlam teslim zorunluluğu uygulanmıyor?
  • Kurumlar arası koordinasyon neden sağlanamıyor?
  • Güvenlik önlemleri neden yetersiz?
  • Bu şehirde altyapı planlamasını kim yapıyor ve kim kontrol ediyor?

Bu sorular polemik değil, kamu adına sorulmuş sorulardır.

Bu Şehir Bunu Hak Etmiyor

Gaziantep halkı vergisini ödüyor.
Sabah işe giderken çukura düşmeyi değil, güvenli ulaşımı hak ediyor.

Yol medeniyettir denir.
O halde bu manzara medeniyet değil, yönetim zaafıdır.

Artık mazeret değil, somut takvim istiyoruz.
Geçici yama değil, kalıcı çözüm istiyoruz.
Açıklama değil, icraat istiyoruz.

Bu mesele siyaset üstü değil; tam aksine kamu sorumluluğudur.
Ve biz sormaya devam edeceğiz:

Bu ihmallerin hesabını kim verecek?

Kimyet Doğan
Medya Aktif Gazetesi Köşe Yazarı

Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir