Kimyet Doğan – Medya Aktif Gazetesi
Aman daha ne duyacağız…
Büyükşehir Belediyesi personeline zam yapıldı, ardından büyük alkışlar yükseldi. Sosyal medyada tebrikler, övgüler, destek mesajları… İyi güzel de insan sormadan edemiyor: Bu zaten olması gereken değil mi?
Bugün bir belediye çalışanı da, bir esnaf da, bir işçi de aynı gerçekle yüz yüze: Hayat pahalı. Market rafları cep yakıyor, kiralar uçmuş, faturalar deseniz el yakıyor. Böyle bir tabloda yapılan zam bir lütuf değil, gecikmiş bir dengelemedir.
Kimse emeğin karşılığının verilmesine karşı çıkmaz. Çıkmamalı da. Ancak mesele şurada düğümleniyor:
Zam yapmak bir başarı hikâyesi mi, yoksa eriyen maaşların zorunlu telafisi mi?
Bugün alkışlanan zam oranı, birkaç ay sonra enflasyon karşısında yeniden erirse ne olacak? Çalışan yine aynı noktaya dönmeyecek mi? Asıl başarı; zam yapmak değil, alım gücünü kalıcı şekilde koruyabilmektir.
Siyasette bazen olması gerekenler “müjde” gibi sunuluyor. Oysa gerçek müjde; vatandaşın ay sonunu hesap yapmadan getirebilmesidir. Gerçek alkış; çalışanların geçim kaygısı taşımadığı gün kopar.
Elbette yapılan artış değerlidir. Ama mesele alkıştan önce gerçeği görmekte. Çünkü hayatın içinde alkış değil, geçim konuşuluyor.
Biz de soruyoruz:
Zam sevindirir, peki ya yarın?





