Bir zamanlar mahalle kültürünün bel kemiği olan bakkallar, küçük terziler, kunduracılar, manavlar… Şimdi ayakta kalma mücadelesi veriyor. Üstelik sadece ekonomik şartlarla değil; artan bürokrasi ve mali yüklerle de boğuşuyorlar.

“Basit usul” denilen sistem, küçük esnafı korumak için vardı. Vergi yükü hafif, işlemleri kolay, defter yükümlülükleri sınırlıydı. Ama bugün gelinen noktada basit usul esnaf neredeyse kalmadı. Mahalle bakkalı bile muhasebeciye mahkûm edildi.

Siftahsız dükkân kapatan esnafın derdi büyük. Elektrik, kira, Bağ-Kur, stopaj, fatura derken zaten kazancı eriyen küçük esnaf; bir de muhasebe ücretleri ve artan resmi prosedürlerle karşı karşıya bırakılıyor. Gün sonunda kazandığı para, giderlerini karşılamıyor.

Soruyorum: Mahalle bakkalı büyük zincir marketlerle nasıl rekabet etsin? Küçük esnaf korunmazsa mahalle kültürü nasıl yaşasın?

Devletimizin küçük esnafı destekleyen, yükünü hafifleten, yeniden “basit usulü” gerçekten basit hale getiren düzenlemeleri acilen hayata geçirmesi gerekiyor. Siftahsız kepenk kapatan esnafın feryadı duyulmalıdır.

Esnaf ayakta kalırsa mahalle ayakta kalır. Mahalle ayakta kalırsa şehir ayakta kalır.

Yapılan bu yanlıştan acilen dönülmesini talep ediyoruz.

Kimyet Doğan – Medyaaktif Gazetesi Köşe Yazarı

Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir