AYAZAĞA VE MASLAK’TA SEL KADER DEĞİL!
Mehmet Pamuk’tan Yetkililere Acil İkaz: “1,5 Kilometrelik Altyapı Doğru Yapılırsa Bu Felaketin Tekrarı Önlenir”
İSTANBUL — İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışların ardından Sarıyer’in Ayazağa ve Maslak bölgelerinde yaşanan sel ve su baskınları altyapı yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve iş insanı Mehmet Pamuk; İstanbul Valiliği, İBB, İSKİ ve Sarıyer Belediyesi’ne acil ve kalıcı müdahale çağrısında bulundu.
özellikle Maslak Mahallesi Hadımkoru Yolu Caddesi ve Ağaoğlu My Home Maslak yerleşkesi çevresinde araçların sular altında kaldığı, iş yerlerinin zarar gördüğü ve otoparkları su bastığı felakete dikkat çeken Pamuk, tablonun yalnızca yağmur miktarıyla açıklanamayacağını vurguladı.
“Sorunun Merkezinde Su Tahliyesi Var”
Bölgede saha incelemesi yaptığını belirten Mehmet Pamuk, sorunun temelinde dere yatağının yapısı, köprü geçişindeki tıkanmalar ve altyapı yetersizliği olduğunu ifade etti:
“Elbette olağanüstü yağışların etkisi vardır. Ancak bölgede en düşük kotta bulunan caddenin asıl meselesi; suyun nereden geldiği, nerede biriktiği ve neden güvenli biçimde tahliye edilemediğidir. Yapılması gereken, selden sonra sadece çamur temizlemek değil, bir sonraki yağışta aynı felaketin yaşanmasını önleyecek altyapıyı kurmaktır.”
“Köprüdeki Tıkanma Araştırılmalı”
Dere üzerindeki araç geçiş köprüsünün kritik bir nokta olduğunun altını çizen Pamuk, yukarıdan sürüklenen ağaç gövdeleri, tomruklar ve inşaat atıklarının köprü girişinde baraj etkisi yarattığını söyledi. Pamuk, köprü kesitinin ve dere debisinin teknik ölçümlerle yeniden hesaplanması gerektiğini, sürüklenen büyük cisimleri kontrol altına alacak enkaz tutucu sistemlerin şart olduğunu belirtti.
Ağaoğlu My Home Maslak ve Bina Güvenliği
Selin en ağır bilançolarından birinin yaşandığı Ağaoğlu My Home Maslak yerleşkesindeki teknik zafiyetlere değinen Pamuk, şu hayati soruları gündeme getirdi:
- Eksi 5. Kat Riski: Otopark girişlerinin yol kotunun 1 ila 1,5 metre altında kalması nedeniyle suyun doğrudan binaya yöneldiği belirtildi.
- Elektrik Panoları ve Jeneratörler: Kritik elektrik panolarının ve enerji sistemlerinin su basma riski olan en alt katlara neden kurulduğunun sorgulanması gerektiğini belirten Pamuk, “Elektrik panolarının su altında kalması; asansörlerin, yangın güvenlik sistemlerinin ve acil aydınlatmaların çökmesine yol açar. Bu durum yüzlerce insanın can güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir” dedi.
“GSM Operatörleri Sınıfta Kaldı”
Afet anında iletişim altyapısının çökmesini sert bir dille eleştiren Mehmet Pamuk, Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom gibi operatörlerin yetersiz kaldığını vurguladı:
“Afet anında vatandaşın yakınlarına ulaşabilmesi hayati önemdedir. GSM operatörleri sınıfta kalmış, sistemler çökmüştür. Ancak 2. günün sonunda seyyar vericilerin gelmesiyle kısmi iletişim sağlanabilmiştir. Operatörlerin görevi sadece fatura tahsil etmek olmamalıdır.”
Çözüm İçin 5 Acil Adım
Mehmet Pamuk, bölgedeki felaketlerin önüne geçilmesi için yetkililere 5 maddelik acil eylem planı sundu:
- Dere ve Köprü Kesiti Genişletilmeli: Köprünün su taşıma kapasitesi ölçülmeli, mühendislik çözümleri uygulanmalıdır.
- Hadımkoru Yolu’na 1,5 km’lik Altyapı: Caddenin kotları incelenerek yol altına yüksek kapasiteli yağmur suyu tahliye hatları kurulmalıdır.
- Enkaz Tutucu Sistemler: Dere yatağına su akışını engellemeyen ancak tomruk ve büyük parçaları tutan ızgara sistemleri yerleştirilmelidir.
- Bağımsız Mühendislik Denetimi: Ağaoğlu My Home ve çevredeki sitelerin bodrum katları, pompa sistemleri, yalıtımları ve elektrik panoları denetlenmelidir.
- Ortak Afet Koordinasyonu: Valilik, belediyeler ve altyapı kuruluşları eş güdüm içinde hareket etmeli, temizlik ve onarım eş zamanlı yürütülmelidir.
“Zararları Devlet Telafi Etmeli”
Çağrısını İstanbul Valisi Davut Gül, İBB, İSKİ ve Sarıyer Belediyesi yetkililerine yönelten Pamuk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün bu altyapı maliyetine katlanmazsanız, yarın halk onlarca kat daha büyük maliyetleri canı ve malıyla öder. Devletimiz selden zarar gören vatandaşların mağduriyetini telafi etmeli ve bir sonraki yağmur beklenmeden önlemler alınmalıdır.”






