SAHİPSİZ FISTIK, SESSİZ SİYASET

Yine bir fıstık sezonuna girdik. Bu yıl mahsül az, rekolte düşük… Ancak rekoltenin az olması bile üreticinin yüzünü güldürmeye yetmiyor.

Bizim memlekette her fıstık sezonunda değişmeyen bir ritüel vardır: Günlerce rekolte tahminleri havada uçuşur, yevmiyeler ve fıstık toplama ücretleri tartışılır, devlip fiyatları üzerine hesaplar yapılır… Ama ne hikmetse meselenin özüne, yani çiftçinin alın terinin kaça gideceğine bir türlü sıra gelmez. Mahsulün gerçek fiyatı hep bir bilmece olarak kalır.

Soruyorum: Hani Fıstık Hali için o şaşaalı toplantılar yapılacaktı? Ne oldu o sözlere, o vaatlere?

Çiftçiye ve üreticiye arka çıkması, piyasayı regüle etmesi gereken kurumlar öyle derin bir umursamazlık içinde ki; tarladaki üretici kendini tamamen kaderine terk edilmiş hissediyor. Bir yanda binbir emek ve masrafla yetiştirilen yerli fıstık, diğer yanda sınırdan giren Suriye fıstığı… Piyasada belirsizlik hâkim, emektar üretici ürününü satacak muhatap bulamıyor. “Fıstığı alan yok!” feryadı bağlardan yükseliyor ama duyan yok.

Peki, bu çiftçinin asıl temsilcisi kim?

“Çiftçimizin yanındayız, üreticimizi destekliyoruz” nutuklarını bir kenara bırakalım. Samimi söylüyorum; ne kurumların ne de özellikle siyasetçilerin böyle bir derdi var. Allah için tek bir yetkili çıkıp da “Bu üreticinin hali ne olacak, bu emek zayi edilemez!” diye sesini yükseltmiyor.

Tarlada dökülen alın terinin, çekilen çilenin karşılığı bu vurdumduymazlık olmamalıydı. Ne diyelim… Allah bu milletin ve sahipsiz bırakılan çiftçimizin yardımcısı olsun.

Medyaaktif gaztesi köşe yazarı Kimyet DOĞAN…

Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir